Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi

AK Parti Milletvekili Adnan Boynukara’dan Açıklama!..

02 Aralık 2015 Çarşamba, 05:36

Hükümetin ‘Çözüm Süreci’nde de aktif rol alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara, Tahir Elçi’nin öldürülmesi konusunda HDP’yi eleştirerek, “HDP siyasi temsil gücünü PKK’ya devretmiştir” dedi. 28 Aralık günü Diyarbakır’da öldürülen Tahir Elçi’yi rahmetle andığını kaydeden AK Parti Milletvekili Adnan Boynukara, katilleri ve terör üzerinden çözüm yolu bulabileceğini düşünen katil anlayışı lanetlediğini vurguladı. 28 Aralık günü İstanbul’da yapılan bir toplantıya katıldığını ve bu toplantıya Tahir Elçi’nin de davetli olduğunu ifade eden Adnan Boynukara, toplantı sırasında ölüm haberinin geldiğini aktardı. Boynukara, katili bulmanın en önemli yolunun olay yeri incelemesi ve delilerin toplanması olduğunu belirterek, “PKK terör örgütü ve onların yerel unsurlarının olay yeri inceleme çalışması yapan görevlilere saldırıldığını biliyoruz. Başsavcının da içinde bulunduğu olay yeri inceleme heyetine roketli saldırıda bulunuldu. Delilerin toplanmasını engelleyenlerin olayın failleriyle doğrudan ilişki içinde olduğu açıktır. Herhangi bir bilgi olmadan, sağı solu suçlamaya çalışanların, delilerin toplanmasının engellenmesi konusunda bir şey söyleyememiş olmaları da, onların pozisyonunu açıklayan bir durumdur. AK Parti ve Cumhurbaşkanımız ile siyasi mücadeleye girmeye çekinen bu kişiler ve çevreler, ülkenin masum çocuklarından birer katil üreten PKK terör örgütüne söyleyecek tek bir sözleri yok. Daha da ileri gidip PKK terör örgütünün sözcülüğünü yapıyorlar. Bu anlayış ile meseleyi çözmek için bir şey yapmanızın veya konuşmanızın zemini dahi yok. Tahir Elçi, bundan günlerce önce PKK ve KCK’nın tüm saldırıları sonlandırmasını istemişti. Bu konudaki görüşünü Twitter’da da paylaşmıştı. PKK terör örgütünün yayın organının yorumcularından birisi ‘PKK’yı eleştirenin yaşama hakkı yoktur’ demişti. İnternette o yorumu bulabilirsiniz. Dinlediğiniz, örgütün ne denli faşist ve acımasız bir terörist karaktere sahip olduğunu görürsünüz” dedi. AK Parti hükümetinin, vatandaşların gündelik hayatını tehlikeye sokan, yaşama hakkını sınırlayan hiçbir terör olayına izin vermeyeceğinin açık olduğunu kaydeden Boynukara, “Terör örgütü ile mücadelede en ufak bir sapma söz konusu değildir, olamaz. Biz sürekli biçimde, sivil siyasetin önünün açılmasını ve sivil siyasetin güçlendirilmesini yönünde tutum aldık. Fakat 7 Kasım seçimlerinden sonra ortaya çıkan tutumları incelerseniz, HDP’nin elde ettiği siyasi temsil gücünü PKK’nın hizmetine vererek siyasi temsil yeteneğini bir kenara ittiğini görürsünüz. 7 Haziran sonrası yapılan açıklamalara bakarsanız neyi kast ettiğimi anlarsınız. 1 Kasım’ın Kürt seçmen nezdindeki mesajı; Türkiye devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan Kürtlerin ezici çoğunluğu Kürt olarak, Kürt kimlikleriyle bu topraklarda yaşamak istedikleridir. Bununla birlikte, faşist kimliğini topluma terör eylemleriyle dayatan PKK’nın tasarrufu altında olmayı da şiddetli bir biçimde red etmeleridir. 1 Kasım seçimleri, PKK’nın hendek terörüne ve sosyalist anlayışa teslim olan HDP açısından, sivil siyasete dönülmesi konusunda yapılan bir uyarıdır. Hendek terörünü destekleyen, sahiplenen HDP, PKK terörüne karşı çıkan Kürtlerin tehcirine de onay veriyor. Yani, PKK faşist bir anlayışla insanları göçe zorluyor ve HDP’de söylem ve eylem düzeyinde buna destek veriyor” diye konuştu. 1 Kasım seçim sonuçları ile AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine bina edilen ‘karşı siyaset’in sosyolojik bir karşılığının olmadığının ortaya çıktığının altını çizen Boynukara, “Bunun yanı sıra, kimilerinin geliştirdiği ‘kutuplaşma’ söyleminin de toplumsal değil, kurgusal bir gerçekliği ve algıyı ifade ettiği net bir biçimde ortaya çıkmıştır. Toplumun yüzde 75’inin merkezdeki partileri tercih ettiği, bir partinin tek başına toplumun yarısının desteğini aldığı bir ortamda kutuplaşma tartışmaları anlamını yitirmiştir. 1 Kasım seçimlerinin diğer anlamlı sonucu ise MHP ve HDP gibi kimlik partilerinin oy kaybetmeleridir. Özellikle 7 Haziran seçimlerinde çıkış yapan HDP, siyasi temsil gücünü PKK’ya devretmiştir. PKK eksenli siyaset yapan HDP’ye atfedilen muhalif enerji, toplum tarafından reddedilmiştir. Toplum, demokratik muhalefeti öncelemiştir. Halkımız, iç savaş tehdidiyle siyaseti tahrip etme ve Türkiye’yi yönetilemeyen bir ülke görünümüne sokma amaçlı girişimlere kesin bir dille karşı durmuştur. 1 Kasım seçim sonuçları, AK Parti çok az partiye nasip olabilecek bir meşruluk zemini kazanmıştır. Bu saatten sonra AK Parti, Türkiye’nin değişimini, dönüşümünü ve normalleşmesini hızlandıracak kurucu siyasi hamleler için geniş bir hareket alanına sahip olmuştur. AK Parti’nin asıl gücü demokratikleşme, özgürleşme ve gelir dağılımın iyileştirilmesidir. TBMM’de okunan ve kabul edilen yeni hükümet programı, bu talepleri peyderpey hayata geçirecek bir hükümet programıdır. Hükümet programının milletimizin beklentilerini karşılayacağına inanıyorum” diye görüş belirtti. – ADIYAMAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz